top of page

Akdeniz Diyeti Bunama Riskini Azaltabilir mi?

Bir çalışma, Akdeniz diyetinin sağlığa faydalarından birinin bunama riskinin ve hafıza kaybı oluşturma ihtimalini azaltması olduğunu bulmuştur.

Görünüşe göre diyet, spesifik olarak bunama ile bağlantılı amiloid ve tau proteinlerinin seviyesini düşürüyor.

 

Akdeniz diyetini benimseyen kişiler, benimsemeyenlere göre hafıza testlerinde daha iyi puan aldı.

 

Önceki araştırmalar, Akdeniz diyetinin kalp sağlığına fayda sağlayabileceğini ve kilo vermeye yardımcı olabileceğini belirlemiştir. Şu anda yeni bir çalışma, bunama ve bilişsel gerileme riskini azaltmaya da yardımcı olabileceğini öne sürüyor.

Çalışma; Akdeniz diyetinin, Alzheimer hastalığı ile ilişkili iki proteinin birikmesini ve beyin hacminin küçülmesini önlemeye yardımcı olabileceğini gösterdi.

 

Bu proteinlerin ilki olan amiloid proteini beyinde plaklar oluştururken, ikincisi olan tau proteini ise yumaklar oluşturur. Her iki protein de Alzheimer hastalarının beyinlerinde bulunur, bununla birlikte bu proteinler sağlıklı ve yaşlı kişilerin beyinlerinde de bulunur.

 

Bonn'da bulunan Alman Nörodejeneratif Hastalıklar Merkezi'nden çalışmanın yazarı Tommaso Ballarini “Bu sonuçlar, bize yediğimiz şeylerin daha sonrasında hafıza becerilerimizi etkileyebileceğini gösteren kanıtlar sunuyor.” diyor ve  “Çalışmamız; doymamış yağ, balık, meyve ve sebze yönünden zengin, süt ve kırmızı et yönünden fakir bir beslenme şeklinin eğer uygularsanız beyninizi hafıza kaybına ve bunamaya yol açabilecek protein birikiminden koruyabileceğinizi gösteriyor.” diye ekliyor.

 

Bilim insanları çalışmayı çevrimiçi olarak 5 Mayıs 2021 tarihinde Amerikan Nöroloji Akademisi’nin “Nöroloji” konulu dergisinde yayımladılar.

en-iyi-diyet-yemekleri.jpg

Akdeniz Diyeti

Çalışmalar; 1960'lardan önce Yunanistan, İspanya ve İtalya'da yaşayan insanların yedikleri yiyeceklerle sağlıklı yaşamı ilişkilendirdi. Akdeniz diyeti, yiyecek tercihlerine dayanır.

Bu diyet öncelikle sebze ve meyveler, kuruyemişler ve tohumlar, baklagiller, patatesler, tam tahıllı gıdalar, deniz ürünleri, sızma zeytinyağı ve ölçülü şaraptan oluşur. Diyeti uygulayan kişi ara sıra kümes hayvanları, yumurta ve bunun yanı sıra yoğurt ve peynir gibi süt ürünleri tüketebilir.

 

Akdeniz diyeti içeriğinde; kırmızı et, ilave şeker, rafine tahıllar ve yağlar, işlenmiş gıdaları çok az miktarda barındırır.

 

Cleveland Clinic’te çalışan diyetisyen Kristin Kirkpatrick, Medical News Today’e Akdeniz diyetinin “beyin sağlığının korunmasını yıllar boyunca destekleyebilecek” olan yararlı “omega-3 yağ asidine, polifenollere, belirli minarellere, life ve proteine” katkıda bulunduğunu söyledi.

 

Ancak Kirkpatrick "Faydaları hakkında güçlü klinik verilere sahip bir diyet bile, ancak yapısını iyi bilen ve buna göre beslenme şeklini düzenleyen bireyler için sağlıklıdır." dedi. Aynı zamanda makul porsiyon boyutlarının önemine dikkat çekti ve “kalp sağlığına uygun olduğu söylenerek pazarlanan veya geleneksel Akdeniz beslenme şeklinde görülen bileşenleri içeren işlenmiş gıdaların tüketimine” karşı da uyarıda bulundu.

humanite-diyet-ve-beslenme-psikodiyet.jpg

İlgili Çalışmalar

Mevcut çalışma için araştırmacılar, Alman Nörodejeneratif Hastalıklar Merkezi'nin Boylamsal Bilişsel Bozukluk ve Bunama Çalışması'ndan 512 kişiyi işe aldı. Katılımcıların değerlendirmeleri, 343'ünün Alzheimer hastalığına yakalanma riskinin daha yüksek olduğunu, geri kalan 169 kişinin ise "bilişsel olarak normal" olduğunu ortaya koydu.

 

Katılımcılar önceki ay yedikleri yiyeceklerle ilgili anketleri doldurdular. Araştırmacılar, onlardan 148 spesifik gıda maddesinin tüketimlerini kaydetmelerini istedi. Diyet kaliteleri için puan alan bireyler arasından, Akdeniz diyetine en yakın beslenme şekli uygulayan insanlar bir ila dokuz arasındaki ölçekte en yüksek puanları aldılar.

 

Çalışmanın bariz bir sınırlaması, insanların yeme alışkanlıklarını kendilerinin bildirmiş olmasıdır. Bu nedenle hatalar veya yanlış beyanlar mümkündür.

 

Bireylere ayrıca Alzheimer hastalığının ilerlemesini tespit etmek için tasarlanmış bilişsel testler de yapıldı. Testler beş alanı değerlendirdi: bellek, işleyen bellek, dil, yürütücü işlevler ve görsel-alansal yetenekler. MRI beyin taramaları her bireyin beyin hacmini belirledi.

 

Son olarak, araştırmacılar iki biyobelirteç protein olan “amiloid ve tau” nun varlığını ve miktarlarını değerlendirerek, onay veren 226 katılımcıdan oluşan bir alt örneklemden aldıkları omurilik sıvısını analiz ettiler.

1200-kalorilik-diyet-listesi.jpg

Cinsiyet, yaş ve eğitim için ayarlamalar yaptıktan sonra, bilim insanları bilişsel sağlık ve Akdeniz diyeti arasında bariz birkaç bağlantıyı daha iyi belirlediler.

 

 

Belirledikleri bağlantılar şu şekilde:

• Dokuzdan düşük her diyet notu, Alzheimer hastalığının ilerlemesinde meydana gelen yaklaşık bir yıllık beyin yaşlanması ile ilişkilendirildi.

• Akdeniz diyetini sürekli bir şekilde uygulayan katılımcıların, daha düşük diyet puanı olan katılımcılara göre omurilik sıvılarında daha az amiloid ve tau protein biyobelirteçleri olduğu tespit edildi.

• Akdeniz diyetini uygulayan kişiler, bu diyete uygun beslenmeyen kişilere göre hafıza testlerinden daha iyi puan aldılar.

 

Doktor Ballarini'ye göre "Akdeniz diyetinin, beyni protein birikimine ve işlevini kaybetmesine karşı koruyan mekanizmasının gösterilebilmesi için daha fazla araştırma gerekli. Fakat bulgular, Akdeniz diyetinde yer alan daha fazla elementin günlük diyete dahil edilmesinin Alzheimer riskini azaltabileceğini gösteriyor.”

 

Kaynakça:“Could the Mediterranean Diet REDUCE Dementia Risk?” Medical News Today, MediLexicon International, www.medicalnewstoday.com/articles/mediterranean-diet-could-it-reduce-dementia-risk#Finding-associations.

bottom of page